21 Haziran 2012 Perşembe

Yazılar - Kelimeler - Vazgeçmeme inadı

Yazı yazmanın bazı gıcık yanları var. Mesela bugün bir söz yazdım bir yere. Akşam oldu fikrim değişti. Halbuki yazarken pek doğru gelmişti. Yazıyorsun kalıyor, söylüyorsun birikiyor. Fakat bazı yazılar oluyor, onlar hep ilk yazıldıkları andaki gibi güzel oluyorlar. Buna örnek bir şiirim var. Ben o şiiri ne zaman okusam hep tamdır bana göre. O da şu şiir:

YEDİ BELA

Caddelerden çok ara sokakların adamıyım
ve bir villanın bahçesinde karnı tok bir köpek olmaktansa,
rızkını çöpler arasında arayan özgür bir sokak köpeği olmayı tercih ederim.

Güneşi arada bir sızdığı ağaçların arasından görmeyi
Ve ayı bulutları yırtarak tüm çıplaklığı ile görmeyi severim.

Gözlerim gördüğü her manzaraya uyum gösterirken
Gözlerimi kapadığımda gördüğüm manzara,
Yedi Bela'nın demlediği çayı yudumlarken, tepeden gördüğüm çay tarlalarıdır.

Yine de insan seviyorsa yazmaya devam etmeli. Küçükken denize taş atar kaydırırdık ya, sanki attığımız her taş en kıyak biçimde mi kayardı? Yooo. Ama yine de eğilir bir tane daha alır, bir kez daha atardık. Veya her zaman en doğru şeyi söylemiyoruz yaşarken. Ama yine de bir şeyler söylmeye devam ediyoruz. Etmeliyiz zaten. Bu insan olmaktan kaynaklanır, doğaldır.
Evet anladım...

Aslıhan Özen

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder